Firmaların doğa dostu bir tavır takınmalarına alışmaya başlıyoruz. Çoğu zaman samimiyetinden şüphe duysak da olumlu çıktılar elde edebiliyorsak çevremiz adına bir kazanımdır diyebiliriz (miyiz?).

Pulse Clean Radyasyon Önleyici

  • Posted: Pazar, Nisan 24, 2011
  • |
  • Author: CresCent
  • |
  • Filed under: sağlık, Teknoloji

Özellikle cep telefonu gibi elektronik aletlerin radyasyon zararlarını abartarak tüm hastalıkların tek sorumlusuymuş gibi sunan ve hemen akabinde çözüm olarak tanıtılan pek çok mucize ürün biliyoruz. Radyasyon çeken kolyeler, taşlar, yapıştırmalar vs.. Bu ürünlerin en büyük eksiği uluslar arası akreditasyonu olan güvenilir analiz kuruluşlarınca yapılmış testlerinin olmayışı.

Ancak yakın zamanda farklı bir ürünle tanıştım. Pulse Clean adı verilen bu ürünün Japonya Baibyuaron Laboratuarınca yapılmış testleri mevcut. ABD, Avrupa'da bazı ülkelerde, Çin ve Japonya'da da patentleri olan bu ürünün Los Angeles'de verilmiş bir de Altın Buluş ödülü mevcut.

Teknoloji özetle şu şekilde: Turmalin adı verilen bir taş var ve bu taş negatif iyon üretiyor. Bu taş mikro granül haline getiriliyor ve "high polymer polyethlyn" ile 400 derecede sinterleme yöntemiyle bir levha haline getiriliyor. Bu levha negatif iyon yayan ve mikro boşluklarını bulunan bir levha haline geliyor. Bu negatif iyonlar insan sağlığına zararlı olan pozitif iyonları nötrlüyor.

Bu tip ürünlerde genellikle mühendislik ön plana çıktığı için estetik kısım gözardı ediliyor. Ancak estetik olarakda çok rahatsız edici olduğunu söyleyemem. Fakat bir iPhone kullanıcısı telefonun arkasına bu kalın çıkartmayı yapıştırmayı göze alır mı bilemiyorum. Elbette önce sağlık.

Detaylı bilgi için http://www.pulseclean.com.tr

Hamileler için Radyasyon Önleyici

Söz konusu olan bebeğimiz olduğunda elbette kendimiz için olduğundan çok daha fazla dikkat ediyoruz her şeye. Özellikle hamilelik sürecinde en doğrusunu yapmak için bol bol araştırıyor ve soruyoruz. Bu noktada çelişkili pek çok bilgi ile karşılaşıyor ve kafamızı da karıştırıyoruz. Fakat elektromanyetik radyasyon yayan cihazların zararı ve mümkün olduğunca uzak durulması gerektiği tartışmasız kabul edilen bir gerçek. Bunu bilir ve dikkat ederiz etmesine de ne kadar uygulayabiliriz? Özellikle çalışan anne adaylarının bilgisayarlardan, cep telefonlarından, bir sürü ofis cihazlarının bulunduğu ortamlardan ve Wi-Fi ağlardan uzak durmaları nasıl mümkün olabilir.

Her kadının hamile de olsa AVM’lerden uzak durması da beklenemez. Giriş kapısındaki detektörlerden geçmeyerek biraz olsun korunduklarını sanmaları belki sadece psikolojik bir fayda sağlar, zira AVM’deki her mağazanın giriş ve çıkışlarındaki detektörlere, kablosuz internet kalabalığına maruz kalmak kaçınılmazdır. Bu ve buna benzer pek çok örnek verilebilir.


Bu tehlikelerden anne adaylarını koruyan bir üründen biraz geç haberdar oldum. Herhangi bir bilimsel dayanağı olmayan ve radyasyondan koruduğunu iddia eden kolyeler, çıkartmalar, taşlar vs.’den bilgimiz vardı. Ancak daha bilimsel çalışmalar yaparak üretilen ve anne&bebek ürünleri satan her mağazada bulunması gerektiğini düşündüğüm bu ürünler gömlek/kuşak/battaniye gibi çeşitli formlarda bulunan elyaf ve metalden yapılmış iletken tekstil ürünleri.

Belly Armor adındaki Singapur ve New York merkezli firma temel olarak radyasyonu fetusa ulaşmadan önce nötralize etme fikri üzerine bu ürünleri geliştirmişler. Firma; Shangai Ölçüm ve Test Teknolojileri Enstitüsünün ölçümlerine göre ürünlerinin radyasyonu %90 ile %99 oranında başarılı olduğunu söylüyor.


Ayrıca Pong Research adında bir firmanın geliştirdiği ürün de cep telefonlarındaki elektromanyetik radyasyonu yaklaşık %70 oranında azaltabiliyor.

Belly Armor firmasının web sitesinde Türkiye satış temsilcisinin Coming Soon olarak belirtilmesi de ayrıca dikkat çekici, yani yakınlarda ürünü ülkemizde de görebiliriz.




Belly Armor: www.bellyarmor.com

Elektronik Cihazların Çevre Odaklı Hikayesi

Ortalama her kullanıcı tüketici elektroniği olarak bilinen cep telefonu gibi pek çok cihazın hayatımızı kolaylaştırdığını kabul eder. Ancak çoğumuz bu cihazların kadmiyum, berilyum, krom veya arsenik gibi toksik maddeler ile dolu olduğu gerçeğinin farkında değilizdir. Bu cihazların başka bir özellikleri de bunları hızlıca dışarı atmalarıdır.

Şirketler tüketicileri kapitalist pazarlamanın da bir gereği olarak bu cihazları sürekli üst sürümlerine yükseltmek gerektiğine inandırmakta hatta çeşitli uygulamalarla buna mecbur bırakmaktadırlar. Free Range Studios tarafından hazırlanan aşağıda paylaştığım klibe göre yılda 25 milyon ton elektronik atık ortaya çıkmakta, bu atıklar ekosistem ve toplum sağlığı açısından da büyük sorunlara sebep olmaktadır. Örneğin; çok sayıda elektronik atık işleme tesisinin bulunduğu Guiyu/Çin’de %80’in üzerindeki çocukta kandaki kurşun oranı çok yüksek seviyelerde çıkmıştır.





Kaynak: TerraChoice Blog

Çiğ Süt ve FDA

  • Posted: Pazartesi, Temmuz 26, 2010
  • |
  • Author: CresCent
  • |
  • Filed under: Gıda, sağlık

Bu yılın başlarında FDA ve Hastalıkların Kontrolü ve Önlenmesi Merkezi başta olmak üzere halk sağlığıyla ilgili kurumlar, pastörize edilmemiş çiğ sütün ölüme neden olabilecek hastalılara yol açan Salmonella, E. coli O157:H7, Listeria, Campylobacter ve Brucella gibi zararlı bakteriler içerdikleri bu yüzden çiğ süt içmemeleri gerektiği konusunda tüketicileri uyarmıştı ve sonrasında da bu uyarınılarını devam ettirdi.

Diğer taraftan da özellikle ABD'li organikçilerin büyük tepkisini çeken FDA'in bu açıklamasından sonra iki taraf arasında ciddi bir çekişme başladı. Organikçiler çiğ sütün pastorize edilmiş sütten daha besleyici ve doğal antimikrobiyal olduğunu söylemekte, FDA ise besleyecilik açısında aralarında pek de fark olmadığını, oysa zararları açısında çiğ sütün büyük tehlikeler arzettiğini savunmakta.

Geçen yılın sonlarında süt konusunda epey araştırma yapmış biri olarak çiğ süt içilmesi gerektiğini savunan pek çok akademik çalışma okumuş idim. Ancak ben pek ikna olamadım, bu araştırmamdan aklımda kalan, en azından ergenliğe kadar çocuklara inek sütü yerine keçi sütü içirilmesinin daha doğru olduğuydu. Bu başka bir tartışma elbette.

Organikçilerin bu sıralarda nette epey rağbet gören bir karikatürünü paylaşıyorum.




Kaynak: http://journal.livingfood.us

Doğal Makyaj !

  • Posted: Pazar, Temmuz 25, 2010
  • |
  • Author: CresCent
  • |
  • Filed under: Kozmetik, sağlık

Bilindiği üzere kozmetikler pek çok kimyasallar içeriyor. Doğallığa özen gösteren özellikle hanımlar için kozmetik ürünler tarafında gerçek doğal makyaj alternatifleri çok sınırlı. Doğal makyaj konusu bizde henüz yeterince popüler değil. A.B.D'nin doğal makyaj konusunda önemli ismi Jessa Blades'in önerdiği bazı ürünler var. Web adreslerini aşağıda bulabilirsiniz. Ayrıca Jessa Blade'i takip etmek isteyenler http://www.bladesnaturalbeauty.com adresinden takip edebilirler.

1. Primitive Lipstick
2. Jane Iredale
3. Couleur Caramel
4. rms beauty
5. Nvey Eco
6. W3LL Peopleo

Kaynak: http://www.bladesnaturalbeauty.com
Photo: Kathrin Ziegler / Getty Images

Cinsel Yaşamınızı Nasıl Yeşillendirebilirsiniz!

  • Posted: Salı, Kasım 10, 2009
  • |
  • Author: CresCent
  • |
  • Filed under: sağlık

Birkaç gün önce Yeşil Dünya adlı gazetenin Ekim sayısını ancak okuyabildim. Gazetenin sonlarına yaklaştığımda bana "Yok Artık" dedirten bir haberle karşılaştım. Yazının başlığı "Seksin bile çevrecisi var". Gel de bu haberi okumadan geç. Kanada'da yayınlanan TreeHugger adlı dergi bu konuda bir rehber yayınlamış. Bambudan üretilmiş çarşaf kullanmak gibi öneriler sunan rehberin teknik detaylarına girmeye niyetim yok, merak edenler buraya tıklayarak öğrenebilirler.

Peki bu kadar popüler olmuş çevrecilik olayının bu denli abartılması bu tip haberleri okuyanların çevreye duyacakları hassasiyeti ne denli artırır ve ne derece ciddi yaklaşmalarını sağlar.

(Resim kaynağı: Tree Hugger T-shirt, Ban T-shirts)